CUMHURİYET IŞIĞI MUSTAFA KEMAL
Yurdumda zorlu savaşlar vardı bir zamanlar,
Toplar patlıyor, susmuyordu çığlıklar,
Saltanat, padişahlar, sultanlar…
O günler hep aklımızdalar.
Altı yüzyıllık Osmanlı yok oluyordu birden bire
Vatan toprakları işgal içinde,
Bir ışık doğdu o günlerde,
Bir ışık Ata’mın gözlerinde.
Bir kumandan vardı sarı saçlı, mavi gözlü,
Vatansever bir yiğitti, vatanı için hüzünlü,
Dört bir yandan kuşatılmış vatanını savunuyordu,
Kollarıyla bütünüyle sarmıştı yurdunu.
Sultan çaresizce sığınmış sarayına,
Göndermiş başkumandanımızı Samsun’a,
Doğan güneş, parıldayan yıldız gibiydi.
Vatan için bir ışık oluyordu adeta.
Mustafa’m bütün armalarını yırtmış,
Tarihte yeni bir sayfa açmış,
O günden sonra kurtuluş başlamış,
Ulusumun yüreğindeki umutlar kabarmış.
Askerler güçlenmiş onun kumandasında,
Türk kadını daha hızlı taşımış mermileri, yiyecekleri…
Düşman şaşır bu güç karşısında,
Başlamış Mustafa Kemal günleri.
Atlamışlar vatan toprağından düşmanı,
Başlamış yeni bir ülke kurmanın zamanı,
1923’te cumhuriyet ilan edilmiş.
Artmış milletimin büyük heyecanı.
Şimdi tam bağımsız Türkiye Cumhuriyeti,
Her yıl coşkuyla kutluyoruz 29 Ekim’i,
Sürdüreceğiz Ata’mın izini,
Cumhuriyetimize sahip çıkacağız biz Türk gençleri.
Atakan Timal CİĞERİM (6-F)
CUMHURİYET
Padişah, İngiltere’nin, Fransa’nın kulu oluyorken,
Halk yoksulluk ve sefalet içinde susuyorken,
Güneş bizim için de doğmaya başlarken,
Mustafa Kemal karanlığı ışığıyla aydınlatırken,
Bu millet öyle kolay bağımsız olmadı,
Kağnısını sürdü Elifçik, yoldan dönüp yılmadı,
Çaresizliği yendi, zoru kolayladı,
Böylece dünya Türk’ün gücünü onayladı.
Var oluş sürecinde ulusça bir destanız,
Yüce önderimize yaşamımızı adamışız,
Bizi yok etmek isteyenlerin korkulu rüyalarındayız,
Cumhuriyet bayrağıyla aydınlık yarınlarız.
Bu uğurda yapılanları asla unutmayacağız,
Ata’mızın emanetine sonsuza dek sahip çıkacağız,
Geriye götürmek isteyenlere gücümüzü haykıracağız,
Bayrağımızla, cumhuriyetimizle, ata’mızla gururlanacağız.
Mine ÇAPKİS (8-A)
CUMHURİYETİMİZ HÜRRİYETİMİZDİR
Uçurumun kenarında yıkık bir ülke, türlü düşmanla kanlı boğuşmalar, yıllarca süren amansız bir savaş… Mustafa Kemal, durumu böyle özetliyordu. Gerçekten de eskinin Muhteşem Osmanlı’sı içeride ve dışarıda tanınmaz hale gelmiş, taht kavgaları, verilen tavizler ve hepsinin ötesinde halkın egemenliğini tanımayan bir yönetimle sarsılmaya başlamıştı. Her geçen gün biraz daha kan kaybederek hasta bir devlet haline geliyordu.
20. yy.ın başlarında değişen ve gelişen dünya ülkelerine yetişemeyen Osmanlı, bazı konularda kendi bildiğini okumaya devam ediyor, değişmelere duyarsız kalıyordu. Böyle devam edemezdik. Yeni bir hareket, taze bir kan gerekiyordu hastayı ayağa kaldırmak için. Mustafa Kemal, hayalindeki ülkeyi anlattı arkadaşlarına. İçeride ve dışarıda saygıyla anılan yeni bir devlet, başı dik, onurlu bir millet vardı hayalinde.
“Ya istiklal ya ölüm!” dedi Başkumandan aklındaki, idealindeki insanca yaşamak ülküsüne varmak için. İnsanca yaşayamayacaksak, köleliğe devam edeceksek ölürüz daha iyi, diyordu. Bu düşünceleri, okul yıllarından beri bağımsızlık hayaliyle yaşayan Atatürk’ün bu yoldan hiç sapmadığının, her adımını planlı ve bir amaç doğrultusunda attığının apaçık göstergesidir.
Hayalini gerçekleştirmek için harekete geçen Mustafa Kemal, düşüncesini halkla da paylaştıktan sonra topla, tüfekle, kadınıyla erkeğiyle, içinde vatan sevgisi olan herkesle birlikte iç ve dış düşmanlara şu mesajı verdi: “Egemenlik kayıtsız şartsız milletindir.” Nitekim 19 Mayıs 1919’da ateşlediği milli egemenlik ruhunu 23 Nisan 1920’de açtığı Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne taşıdı. Türk milletine güveni sonsuzdu. “Hürriyet ve istiklal benim karakterimdir.” derken milletinin bağımsızlığa olan aşkını da anlatıyordu adeta. 29 Ekim 1923’te büyük Türk ulusuna, layık olduğu yönetimi, Cumhuriyet’i armağan ederek ideallerini ölümsüzleştirdi.
1923’ten bu yana, şanlı bayrağımız aydınlık göklerimizde nazlı nazlı dalgalanıyorsa, toprağımız barut yerine, kan yerine çiçek kokuyor ve bereketle yeşeriyorsa, kendi dilimizi konuşuyor, özgürlük marşımızı gururla söyleyebiliyorsak Ata’mızın armağanı Cumhuriyet sayesindedir. Ve artık yalnız Ata’mızın değil, hürriyet ve istiklal hepimizin karakteridir.
İlkin Nurullah SAĞIR (11-C)


