Öğle Yemeği
KENDİNİ SEVMEKLE BAŞLAR YAŞAMAK

KENDİNİ SEVMEKLE BAŞLAR YAŞAMAK

İnsan haklarını toplum olarak yeterince biliyor muyuz? Peki sizce bilmek mi önemlidir, yoksa bunları uygulayabilmek mi? İnsanın diğer canlılardan farkı nedir? İnsanı diğer canlılardan ayıran özellikler, onu değerli kılar. İnsan düşünebilen bir varlıktır, kişiliği vardır, iradeye sahiptir, mantığa dayalı hareket eder; ama duygularını da dinler. Hayvanın, bitkinin iradesi yoktur, düşünemez.

Bizler birçok özelliğe sahipken bu ayrıcalıkları ne yönde kullanıyoruz? Bir ağacın, iradesiz, düşünemeyen, mantığa ve akla sahip olmayan bir ağacın bile meyve verebildiği bir dünyada biz, bunca özelliğe sahip olan bizler, niye bir katkıda bulunamıyoruz kendimize, toplumumuza,  dünyaya? Belki de kendine bir şey veremeyen bir insandan, topluma bir şeyler vermesini beklemek yanlıştır.

Haklarımız deyince aklımıza ilk gelenler arasında birinci sırayı, özgürlük ve yaşama hakkı alır. Daha sonra beslenme, barınma, oy kullanma, seçme ve seçilme gibi hakları gelir. Sözcüklerin “haklar” adı altında bu kadar kalıplaşmış olması beni hep şaşırtmıştır. Aslında beni şaşırtan asıl konu, bu kavramların kalıplaşması değil; sevgi, mutluluk, değer gibi sözcüklerin bu kavramlarla birlikte artık aklımıza gelmemesidir.

Yaşama ve özgürlük bizim en temel haklarımızdır. Her insan doğduğu andan itibaren haklara sahiptir, eşitlik içinde yaşar ve özgürdür. Herkes hak ve özgürlükler bakımından eşittir. Bu nedenle bir insanın özgürlüğünün başladığı yerde başka birinin özgürlüğü biter. Kendi hakkının ihlal edilmesini istemeyen bir insan, başka bir insanın hakkını ihlal etmemelidir. Eğer kendi haklarının çiğnenmesini istemezken başkasının haklarını çiğnersen büyüğün küçüğü ezdiği, ilkel yaşamın demokratik hayata üstün geldiği bir dünya oluşur. Böyle bir dünyada kişi, kendinden üstün biri tarafından ezilir. Bu da insanların haklarını, özgürlüklerini kısıtlar.

Peki sevgi, değer, mutluluk… İnsanların sevilmek, mutlu olmak, kendilerine değer verilen bir ortamda yaşamak da en temel hakları değil midir? Toplum, ailelerden oluşur. Ailelerde çocukların sevgi ortamında yetiştirilmesi, kendilerine değer verildiğini hissettikleri bir ailede yaşaması çok önemlidir. Çünkü çocuklar, büyüklerinden gördükleri ilgiyi, davranışları, farklı ortamlarda, başka insanlara yansıtırlar. Bu nedenle toplumun örneklemi olan aile, toplumu etkileyebileceğinden, aile ortamın eşitlikçi, sevgi dolu olması çok önemlidir.

İnsanlar kendilerine yapılmasını istemedikleri şeyleri başkasına yapmamalıdırlar. İnsan haklarının bulunduğu bir aile, toplum ve dünyada hakları çiğnemeden, topluma karşı özverili olarak ve en önemlisi de kendimizi severek yaşamalıyız. Çünkü kendini sevmeyen bir insanın başkalarını sevmesi mümkün değildir. Sevgiden mahrum bir inan da kendine ve etrafındakilere saygı duymaz. Başkalarının haklarına değer vermez. En başta kendi haklarımızı bilmeli, kendimizi sevmeli ve kendimize değer vermeliyiz.

Ayşe Bengisu YÜCEL
8/D  1275
MEV Koleji Özel Güzelbahçe İlköğretim Okulu

           Anasayfa | Milli Eğitim Vakfı | Okullarımız | Birimlerimiz | Basında MEV Koleji | Yayınlar | İletişim